Return to Bağlantılar ve Belgeler

Belirgin Türler

Caddis Sinekleri (Tricoptera) Kabuklu larvaları, güvelerin ve kelebekler tırtıllarına benzeyen uzunlamasına cesetlere sahiptir (yetişkinler arasındaki benzerlik). Karın solgun ve yumuşak kalırken, larvalarda daima sertleştirilmiş (sklerozlu) baş ve ilk torasik segment bulunur. İkinci ve üçüncü torasik segmentler sertleştirilmiş kitinöz tabaklarla da kaplanabilir. Plakaların konumu ve büyüklüğü genellikle türler arasında önemli bir tanımlama özelliğidir.

Bölünmüş bacak çifti, her torakal segmentten uzanır. Bacaklar keskin uçlar, kancalar veya seta sıraları gibi değişikliğe uğrayabilir. Amaçları, larvalara hareket halindeyken, barınağı inşa ettirdikleri veya yiyecek toplamak için yardım etmektir. Karın pençeleri ile donatılmış bir çift proleg ile son bulur. Larva ları duvara sabitlemek için kullanılırlar. Gözler küçük ve basittir. Antenler çok küçüktür ve yalnızca yüksek büyütme kullanıldığında görülebilir.

Kaya Sinekleri (Plecoptera) kayalık bir nehir kıyısında yürürken, suyun içindeki taşlara yapışmış ya da üzerilerinde sürünen garip görünüşlü, bodur küçük yaratıklara dikkat ettiniz mi hiç? Bunlar, «taş sinekleri» (Plecoptera) nin larvalarıdır.
Bir tanesini sudan çıkaracak olursanız, iki ipçiğin, karnının ard ucundan kuyruk gibi arkaya uzandığını göreceksiniz. Büyüteçle incelenince bu larvaların her ayağında iki pençe olduğu, bacaklarının kaidesinde ise kısa ve kılınışı solungaçların yer aldığı göze çarpar. Bu sınırlı solungaç yapısı sebebiyle, taş sineği larvalarının, hızlı akımlı nehirler ve dalgalar tarafından yıkanan kıyılar gibi iyi havalanan sularda yaşaması lâzımdır. Çoğu, minik hayvansa; yaratıklarla beslenir. Bazıları otçuldur.
Larvalara çok benzeyen ve tek farkları, kanatlarının olması olan ergin taş sinekleri, o yakınlardaki yapraklanın üzerinde dinlenirken görülebilirler. Güçlü uçucular değillerdir, fakat bazen rüzgârlara kapılarak larvalıklarını geçirdikleri yerlerin uzağına sürüklenirler. Işığa geldiklerinden, sıcak yaz akşamları sokak lâmbalarının etrafında uçarken görülebilirler. Uzunlukları 12 - 50 milimetredir.
Taş sineklerinin gerek erginleri, gerekse larvaları tatlı su balıklarının çok sevdiği yiyeceklerdendir. Belki de güçlü düşmanları olduğu için, taş sineği çabuk ürer. Bir tek dişi 6000'e kadar yumurta yumurtlayabilir. Fakat bu yumurtaların büyük bir kısmı balıklar ve başka böcekler tarafından yenir. Ayrıca larvaların da aynı yaratıklar tarafından yendiğini göz önünde bulundurmak gerekir. Kirliliğe son derece hassastır.

Mayıs (birgün) sinekleri familya adı olan ephemeroptera yunanca ephemeros (ephemere) yani kısa ömürlü ve pteron yani kanat kelimesinden gelir. Yetişkin mayıs sinekleri bir yada iki gün yaşar. Narin, ince bedenlere sahiptirler. İstirahat sırasında kanatlarını dikey olarak tutarlar. Üçgen ön kanatları, ve gövdelerinden çıkan iki veya üç kuyruk, kolayca ayırt edilmeleri sağlar. Kirliliğe son derece hassastır.

Yusufçuk, odonata takımına ait, kanatlarını dinlenmeleri sırasında yanlara açık olarak yatay tutmalarıyla kızböceklerinden ayrılan bir alt takımdır. Büyük birleşik gözleri, güçlü saydam kanatları, göz alıcı renkleri ve uzunca vücutlarıyla tanınırlar. Vücutları kuvvetli yapıda ve hiçbir zaman düz değildir. Hareketleri daha hızlı ve devamlıdır. Bağırsak solunumu yaparlar. Göller ve durgun sularda sıkça bulunurlar.

Yusufçuklar genelde sivrisineklertatarcıklararılar ve kelebekler gibi diğer küçük böcekler ile beslenirler. Çoğu zaman göllerin, akarsuların ve su birikintilerinin olduğu bölgelerde görülürler, çünkü "nemf" diye adlandırılan larvaları suda doğarlar. İnsanları normal şartlarda ısırmaz ya da sokmazlar fakat karınlarndan tutulduğu takdirde kurtulmak için ısırmayı denerler. Sivrisinekler gibi bazı zararlı canlıları yiyerek popülasyonlarını dengede tutmaları bakımından oldukça önemlidirler. Bu nedenle Kuzey Amerika'da birçok yerde yusufçuklar "sivrisinek avcıları" olarak adlandırılırlar.